Hamas, Gazze’deki ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin mutabakata bağlı olduğunu duyurdu. Hareket, ara buluculardan resmi yanıt bekliyor.
Hamas, Gazze’deki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin mutabakata bağlılığını açıkladı. Hareket, Telegram üzerinden yaptığı duyuruda, ara buluculardan ve Nickolay Mladenov’dan mutabakata varılan hususlara dair resmi yanıt beklediğini bildirdi. Bu gelişme, Barış Kurulu’nun İsrail’in Gazze Şeridi’nden çekilmesi için silah teslimi şartını koşmasının ardından geldi.
Barış Kurulu, 31 Temmuz’da yayımladığı belgede İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesini ağır ve hafif silahların teslim edilmesi şartına bağladı. Belgenin 8. maddesi, askeri üretim tesislerinin, silah depolarının ve tünellerin tasfiye sürecinin belirli koşullara tabi olacağını belirtti.
Bu koşullar arasında Şarm eş-Şeyh Protokolü kapsamındaki yükümlülüklerin tamamlanması, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin göreve başlaması ve Uluslararası İstikrar Gücü’nün konuşlandırılması yer alıyor. Belgenin 9. maddesi ise Gazze Şeridi’ndeki bireysel silahların Filistin yasalarına tabi olacağını vurguladı.
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Mladenov, daha önce Hamas’ın ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik ayrıntılı bir yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulunun Hamas ve Gazze’deki diğer silahlı gruplarla silahların bırakılması konusunda anlaşmaya vardığını duyurmuştu.
Hamas, Filistinli gruplarla birlikte müzakere sürecine ve ara bulucuların sunduğu önerilere olumlu yaklaştığını belirtmişti. Hareket, İsrail’in saldırılarını durdurmasını ve üzerinde mutabakata varılan hususlara ilişkin takvim oluşturulmasını temel şart olarak öne sürdü.
Ayrıca, ikinci aşamanın uygulanmasının İsrail’in ilk aşamadaki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine bağlı olduğunu vurguladı. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi de bölgenin yönetimini devralmak için kurumsal ve operasyonel hazırlıklarını tamamladığını duyurmuştu.
Ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025’te Gazze Şeridi’nde yürürlüğe girmişti. Bu anlaşma, esir takası ve insani yardımların artırılmasını öngörüyordu. Ancak İsrail’in saldırıları ve yardım girişine yönelik kısıtlamaları devam etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]